Belediyeler, halkın doğrudan hizmet aldığı en önemli kamu kurumlarıdır. Ancak günümüzde birçok belediye, liyakatsiz yönetimler, şeffaf olmayan harcamalar ve siyasi çıkar çatışmaları nedeniyle asli görevlerinden sapmaktadır. Belediye başkanlığına aday olmak, büyük bir sorumluluk gerektirirken, bu sürecin bir okul gibi işlemesi gerektiği göz ardı edilmektedir.
Liyakat ve Eğitim Şarttır
Herhangi bir kurumda yöneticilik yapacak kişinin belirli bir eğitim ve donanıma sahip olması beklenirken, milyonlarca nüfusu yöneten belediye başkanlarının yalnızca siyasi aidiyetle seçilmesi büyük bir hatadır. Adaylar için liyakat, kamu yönetimi bilgisi, finansal okuryazarlık ve yöneticilik becerileri temel şartlar olmalıdır. Belediye başkanlığına giden yol bir okul süreci gibi planlanmalı, bu göreve talip olanlar belirli bir eğitim ve sınav sürecinden geçmelidir.
Belediyeler Siyasetten Arındırılmalı
Belediye yönetimi, bir siyasi partinin çıkarları doğrultusunda değil, halkın refahı için yürütülmelidir. Belediyeler, tüm siyasi partilerin ortak denetimine açık hale getirilmeli, partizan kadrolaşmaya son verilmelidir. Ayrıca, siyasi teşkilatlarla belediyeler arasındaki bağ koparılmalı, yerel yönetimler siyasi rant kapısı olmaktan çıkarılmalıdır.
Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Esas Olmalıdır
Kamusal kaynakların kullanımı şeffaf olmalı, belediyelerin mali ve idari faaliyetleri halk tarafından denetlenebilmelidir.
Stratejik plan hedefleri ve performans programları kamuoyuna açık olmalıdır.
Belediye bütçeleri ve harcamaları düzenli olarak bağımsız denetimden geçirilmelidir.
Faaliyet raporları, içi boş ve fotoğraf albümüne dönüştürülmüş 300-400 sayfalık belgeler yerine, mali analizleri ve performans değerlendirmelerini içeren raporlar olarak hazırlanmalıdır.
Şirket Yönetir Gibi Değil, Kamu Yönetir Gibi Yönetilmeli
Belediyeler, ticari bir holding gibi yönetilmemelidir. Yönetim kurulları, yüksek huzur hakları ve şirketleşme yoluyla rant kapısı oluşturulmamalıdır. Kamu kaynakları, belediye hizmetleri ve yatırımları için kullanılmalı; şeffaf ve verimli harcamalarla vatandaşın refahı artırılmalıdır.
Adaylık ve Seçim Süreci Standartlara Bağlanmalı
Günümüzde, belediye başkanlığı ve meclis üyeliği adaylığı için büyük paralar harcanmakta, adaylar ya kendi ceplerinden ya da sponsorların desteğiyle yarışa girmektedir. Bu durum, seçilen yöneticilerin tarafsızlığını ve halk için hizmet etme motivasyonunu ortadan kaldırmaktadır.
Aday belirleme süreçleri finansal güce değil, yetkinliğe ve liyakate dayanmalıdır.
Belediye başkanı ve meclis üyesi olmak isteyenler, kamusal yönetim konusunda zorunlu eğitim ve sınav süreçlerinden geçmelidir.
Her partinin yerel yönetimler genel başkan yardımcıları ve teşkilatları, belediyelerdeki sorunların çözümü için aktif bir denetim mekanizması oluşturmalıdır.
Sonuç: Daha Demokratik Bir Yönetim Anlayışı
Eğer liyakat, şeffaflık ve kamu yararı esas alınırsa, belediyeler halk için çalışan gerçek hizmet merkezlerine dönüşebilir. Belediye yönetimleri, kişisel çıkarların değil, kamu yararının ön planda olduğu, hesap verebilir ve etkin çalışan yapılar haline getirilmelidir. Ancak o zaman vatandaşlar, yerel yönetimlerden bekledikleri hizmeti alabilir ve yaşadıkları şehirlerde daha mutlu ve refah içinde yaşayabilirler.
Belediye başkanlığına giden yol, bir okul gibi planlanmalı, bu sorumluluğa talip olanlar belirli bir eğitim ve liyakat sürecinden geçmelidir. Kurulacak akademilerle ilk 3 ay eğitim ile kaymakam ve diğer kamuyu da tanıyıcı eğitim modüllerine yer verilmelidir. Siyasetten arındırılmış, şeffaf ve etkin belediyeler için, bu ilkeleri hayata geçirmek zorundayız.
0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..